0532 586 80 53
Genel
Kazara Milyarder oldu
13 Eyl
Kazara Milyarder son yılların önemli ve tabii kârlı fikirlerinden Facebookun kuruluş hikayesi.Hikâye 2003 yılı ekim ayında Harwardda başlar:
Eduardo Saverin ve Mark Zuckerberg, Harvard gibi bir okulda bolca bulunan, hazırlık okullarından gelme cilalı öğrenciler ve popüler efsaneler arasında dışlanan iki lisans öğrencisidir. İkisi de, matematikte akademik bir yeteneğe ve kadınlara karşı da eblehliğe varan bir anti-sosyalliğe sahiptir. Eduardo sosyal kabul görme ve cinsel başarının yolunun, üniversitenin ünlü bitiriş kulüplerine girebilmek olduğunu anlamıştır. Bu kulüpler, dünyanın en güçlü adamlarını yetiştiren ve Harvardın en üst hiyerarşisinde yer alan kişilerin toplandığı elit gruplardır. Öte yanda kampusün alfa erkeklerinin kendisi hakkında ne düşündüğü ile hiç ilgilenmeyen Mark, bir bilgisayar dâhisidir. Genç adam, yaz kış ayağında terliklerle ortalarda dolaşır, hiç kimseyle kolay diyalog kuramaz.Zamanının çoğunu bilgisayar başında geçirir.
Bu arada Harwardda yelken takımının gözdesi olan ikiz kardeşler, Tyler ve Cameron Winklevoss, Harward ortamında insanların birbiriyle tanışmasını kolaylaştıracak bir internet sitesi kurmayı düşünürler.Markın sıkı bir bilgisayar delisi olduğunu öğrenen Winklevosslar, Marka siteyi kurmasını teklif ederler.Fakat aralarında bir anlaşma yapılmadığı gibi bir para alışverişi de olmaz.
Bir gece Eduardo Marka iki kız bulduğunu, dördünün birlikte çıkabilecekleri teklifini getirir. Ama gece Mark için başarısız geçer. Kız Marka yüz vermez. Duruma bozulan Mark, hışımla döndüğü öğrenci evinde bilgisayarının başına oturup okulun veri tabanına girer. Harwarddaki kızlardan intikamını alacak bir fikir bulmuştur.Tek tek kızların resimlerini bulur, The Facemash adını verdiği siteye yerleştirerek onları güzellik oylamasına açar.Önceleri sadece kendi arkadaşları arasında yapılan bu oylama, giderek popüler olunca sitenin linki elden ele dolaşır.
Birkaç gecede yüzlerce öğrenci siteye üye olur, çok geçmeden sitenin ünü Harward sınırlarını da aşar. Mark sitenin ismini The Facebook olarak değiştirmiştir bile.
Artık yetersiz kalan bilgisayarların yenilenmesi için Eudardo, Marka 1000 dolar verir. Eudardo artık facebookun ilk yatırımcısı olmuştur.
Facebook popüler olunca Winklevoss kardeşler Markı onların fikirlerini çalmakla suçlayarak okul yönetimine şikâyet ederler. Okul yönetimi bu konuda bir şey yapamayacaklarını bildirir ve Marka sadece okulun veri tabanına izinsiz girmekten bir uyarı cezası verir.
Yaz tatili geldiğinde Mark her gün binlerce yeni kullanıcının üye olduğu facebooku daha da geliştirmek için yanında sitenin güncellenmesine yardım eden iki arkadaşıyla Califoniaya gider. Böylece son yılların en heyecan verici dijital fikrini Silikon Vadisinde geliştirecektir.Mark Californiada Napsterın kurucusu Sean Parkerla tanışır.Bu tanışma Marka, milyon dolarlık anlaşmalar yapmak isteyen yatırımcılarla görüşme ve Facebooku bir fenomen yapma yolunun kapılarını açar.
Çok geçmeden Eduardo ve Markın Facebook hakkındaki farklı düşünceleri ilişkilerinde ufak çatlaklara sebep olur ve çatlak büyüdükçe bu anlaşmazlık sonunda bir savaşa dönüşür. Üniversitedeki coşkulu ortaklıkları, büyüklerin avukat ve para dünyasına yenik düşer.
Markla işin en başında yaptıkları anlaşma gereği Facebook un ortağı olan Eduardo, Sean Parker ve büyük yatırımcıların devreye girişiyle anlamadığı bir takım yetki sözleşmelerine imza atar ve devre dışı kalır.
Eskiden bir kızla konuşmaktan bile çekinen Mark artık yeni arkadaşı Sean Parkerın da yardımıyla, mankenlerle ve ünlü isimlerle dolu çılgın partilerin ilgi gören siması olmuştur.
Mark Zuckerbergin kendisine yüz vermeyen bir kızdan intikam alma hırsıyla başlattığı şey, kontrol dışı son yılların en önemli fenomeni hali alır.İşin en ironik tarafı, Facebookun başarısı, pek çok kişiyi bir araya getirirken, iki en iyi dostu birbirinden ayırır.
Yazar Ben Mezrich, romanını kurgularken Facebookun kurucusu Mark Zuckerbergi tanıyan pek çok insanla röportajlar yapmış, hakkında binlerce sayfa yazı okumuş. Ancak Mark Zuckerberg ile görüşememiş.
Mezrich, romanında Facebook öyküsünü tarafsız bir biçimde anlatmaya çalışmış. Mark Zuckerberg bir dahi mi?, yoksa arkadaşlarına ihanet edip başkalarının fikrini çalarak bugün dünyanın en genç zenginlerinden olan bir sahtekar mı? olduğunun kararını okura bırakmış.Kazara Milyarder harika bir yaz eğlencesi, heyecanlı, hızlı, elden bırakılamayacak.
Diziden neden ayrıldım
13 Eyl
Ekranların eğlendiren ve evlendiren ismi Zuhal Topal, bu sezon da yuva kurdurmaya devam ediyor.
ZUHAL TOPAL FOTOĞRAFLARI
Geniş Aile kadrosundan ayrılmasından sonra konuyla ilgili pek çok dedikodunun öznesi haline gelen Topal, sonunda bu sürpriz kararı neden aldığını açıkladı: Artık ben de kendi yuvamı genişletmek, çocuk sahibi olmak istiyorum.
Siz ciddi ciddi insanları evlendiriyorsunuz
Kaç yuva kurdunuz şimdiye kadar?- 50 çift evlendirdik, devamı da gelecek. İnsanların özel hayatını eleştiren bir millet olmamıza rağmen 60-70 yaşındakilerin evlenmek için televizyona çıkması size de şaşırtıcı gelmiyor mu?- Şaşırtıcı ve düşündürücü… Ben önceden bu tür programları izlemiyordum. Hatta bana teklif geldiğinde Tarık Akan ve Şerif Sezerle Karsta film çekimindeydim. Ve cevabım Ben hiç o programları izlemedim, bilmiyorum olmuştu. Bana da acayip geliyordu bu format açıkçası… Ama sonradan gördüm ki bu programlara başvuranlar aslında çok yalnız ve mutsuz insanlar. Özellikle de yaşlılar.Nereden vardınız bu kanıya?- Çünkü onların sosyal çevreleri pek yok. Sağlık problemleri olanlar neredeyse evden dışarı bile çıkamıyorlar. Yüzde 80i çocuklarının ilgilenmediği anne-babalar. Tek eğlenceleri de televizyon. PROGRAMDA DUYDUKLARIM BAZEN BENİ AĞLATIYORKamera arkasında duygusal anlar da yaşanıyordur o halde…- Elbette… Bir tanesi Ben ölsem kokarım, kediler yer beni dedi, ağladım. Kimi de Huzurevine gitmek istemiyorum. Bir hayat arkadaşı arıyorum başımı yaslayabileceğim diyor. Bizim program hayatlarında çok büyük bir tecrübe, çok enteresan bir duygu oluyor. Mesela bir teyzemiz vardı. Karşısına yaklaşık 15 kişi çıktı ama bir türlü evlenmiyor. 7 ay kaldı bizimle. En sonunda itiraf etti: Ben sizi o kadar çok seviyorum ki, evime gideceğim ne yapacağım tek başıma!İnsanlara bir faydanızın dokunduğunu düşünüyor musunuz gerçekten? – Tabii… Akrabalar pişman olup ilgilenmeye başladı diyen var. Gelip annesini babasını alan da oldu bizden. Mesela kadın maddi açıdan zor durumdaydı. Çocukları geldi, özür diledi. Kadın Ben barışmak istemiyorum çocuklarımla dedi. Elini bile vermedi. Zor barıştırdık ve çocuklarına emanet ettik onu.Belki de bir sosyoloğun bu durumu incelemesi lazım
- Kesinlikle katılıyorum. Toplumsal olarak bunun incelenmesi gerek. Neden bu programlardan bir sürü var ve yüzlerce insan başvuruda bulunuyor? Bu insanlar bizim içimizden. Senin, benim akrabamız olmasa bile çevremizden birinin yakını bu kişiler. Öğretmen, avukat, albay, mimar, doktor geliyor programa. Neden bizi tercih ediyorlar? Bunun oturulup araştırılması lazım. ÖYLE EKİBİN TEKRAR BİR ARAYA GELMESİ ZORReytingi garanti, halk tarafından çok sevilen Geniş Aile gibi bir diziden niye ayrılır bir oyuncu?- Bekliyordum bu soruyu. Sadece benim değil, o ekipteki herkes çok önemli olduğu için bir kişinin ayrılması bile hayal kırıklığı yaratıyor. Ama benim haftada beş gün canlı yayınım var. Ve geçen sene hafta içi her gün dört saat canlı yayın yaptım. En uzun canlı yayın yapan bendim. Çok yoruldum. Bir de Türkiyede dizi çekmek çok zor. Her bölüm 90 dakika. Dolayısıyla oyuncular, yapımcılar, senaristler çok zorlanıyor. Özellikle başrol oynuyorsanız, başka hiçbir şey yapmamanız lazım. Benim hayatım çalışmakla geçti. Çalışacağız tabii ama aynı anda iki iş yaptığında birinden biri etkileniyor. Ben sabah 07.00de sete gidiyordum. Canlı yayın olduğu için diziden çıkıp yayına yetişmeye çalışıyordum. Herkes geriliyordu.Programa hayır deme şansınız yok muydu?- 1,5 senelik sözleşmem var. Ayrıca dizide bir takım misyonlar tamamlandıktan sonra ister istemez tekrara düşülüyor. Ben de kendi misyonumu tamamladığımı düşündüm. İki erkek devamlı benim peşimde. Bu sene devam etseydim ne olurdu bilmiyorum. Bundan sonra da dizilerdeki bu süre sorunu hallolmadığı takdirde hiçbir dizide oynamayacağım.Kimseyle bir probleminiz yok yani…- Kesinlikle… Arkadaşlarımla, yönetmenimle hâlâ görüşüyorum. Ben bu kadar iyi, bu kadar güzel çalışan bir ekip daha görmedim. Hiçbir gerginliğin olmadığı tek set diyebilirim. Öyle bir ekip Türkiyede zor bir araya gelir. ROJDAYI YADIRGAMALARI NORMAL AMA ALIŞIRLARBen bir kişi için çok üzülüyorum ama
- Kime?Rojda Demirere
Yeni biri gelince ekibe hep büyük beklenti, hep eskisiyle kıyaslama olur ya
- Ben de seyirci olarak öyleyim. Normaldir ama, alışırlar. Rojda da iyi oyuncu. Ayrıca dizide farklı bir rol canlandırıyor. Yapımcılarımız akıllıdır, rol tekrarı yaptırmadılar.Çok sevilen bir dizide başrol, evlilik programı
2010 sizin yılınız oldu sanki…- Aslında yıllardan beri buralardayım ben. Dört senelik Müjdat Gezen Konservatuar ve Sanat Merkezini bitirdim. Müjdat Gezen ve Savaş Dinçelin öğrencisiyim. Onları utandırmamak, onların verdikleri emeğe saygısızlık etmemek ve helal olsun dedirtmek için çabaladım. Bana verdikleri eğitimin karşılığını alsınlar istedim. Hayattaki birinci önceliğiniz mesleğiniz mi?- Hayatta bazı önceliklerim var tabii, ama sadece iş değil. Aile de benim için çok önemli ve artık çocuk istiyorum. Öyle bir düşüncemiz var. Biraz da ondan bıraktım aslında diziyi. Doktorumla görüştüğümde Bu tempoda zor olabilir dedi. Kalabalık bir ailem olsun istiyorum. Sağlığım da izin verirse tabii.Ya kendi ailenizle aranız nasıl?- Annem, kardeşim, eşim ve onun ailesi de çok çok önemlidir benim için. Geçen sene annemi göremediğim için ağladığım oldu! Babamı erken yaşta kaybettiğimden birbirimize çok kenetlendik
NİKAHSIZ KADIN KALMASIN KAMPANYASI BAŞLATIYORUZBunca enteresan insan hikayesi dinliyorsunuz. Bir kitap yazsanıza
- Ben de düşünüyorum aslında. Bu işi başlatan bizim yönetmenimizdir. O çok iyi bilir bu işi. İnsanları çok iyi tanıyor. Ortak bir şey yapabiliriz. Zaten bizim Nikahsız kadın kalmasın diye bir kampanyamız da olacak. İmam nikahlı kadınlara toplu nikah kıydırmak istiyoruz.
Teyze kızı
13 Eyl
Şu sıralar Arka Sokaklar dizisiyle izleyici karşısına çıkan Berk Oktay, önceki gece Etilerdeki bir mekânda genç bir kızla sohbet ederken objektife takıldı.
BERK OKTAY GECE GEZMESİNDE (FOTO-GALERİ)
Oktay, görüntülendiğini anlayınca bir taksi çağırarak oradan ayrılan genç kız için Teyzemin kızı. Kiminle görünsem sevgili diye yazılıyor. O yüzden tedirgin oldu ve önden ayrıldı dedi.
Çekirdek aile oldular
13 Eyl
Duman grubunun solisti Kaan Tangöze ile manken Seçkin Piriler, heyecanla bekledikleri bebeklerine kavuştu. Piriler, oğlunu dün sabaha karşı dünyaya getirdi.
BÖYLE EVLENMİŞLERDİ (FOTO-GALERİ)
1 hafta erken doğdu Dört yıldır aşk yaşayan Duman grubunun solisti Kaan Tangöze ile manken Seçkin Piriler, 24 Martta nikâh masasına oturmuştu. Evlendiğinde üç aylık hamile olan Piriler, doğumu Amerikada gerçekleştirmek istediğini söylüyordu. Ancak minik oğulları çifte sürpriz yaptı ve dünyaya bir hafta erken gözlerini açtı.
Sağlık durumu iyi Bebeğini kucağına almak için sabırsızlandığını söyleyen Seçkin Piriler, pazar sabahı saat 05.00te, Gayrettepedeki Florance Nightingale Hastanesinde doğum yaptı. Sezaryenle dünyaya gelen minik bebeğin ve annesinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.
Türkiye Anayasa değişikliğine "evet" dedi
13 Eyl
Türkiye referandum kararını verdi. Anayasa değişiklik paketine yüzde 58 “Evet” dedi. “Hayır” oranı yüzde 42de kaldı. Referanduma katılım oranı yüzde 77 oldu.
Referandumda Anayasa değişiklik paketine yüzde 58 evet yüzde 42 hayır oyu verildi. Türkiye genelindeki 49 milyon 478 bin 223 seçmenin yüzde 77si sandık başına gitti.
74 ilde seçmenler Anayasa değişiklik paketine evet oyu verirken Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Manisa, Uşak, Bilecik, Eskişehir, Aydın, Denizli, Antalya, Mersin, Adana, Hatay ve Tunceli illerindeki seçmenler hayır dedi.
Boykotun etkili olduğu illerden katılım oranı Hakkaride yüzde 7, Şırnakta yüzde 22 oldu. Ağrı, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Van ve Batmanda evet oylarının oranı yüzde 90ları aştı.
Evet oy oranının en yüksek olduğu iller ve oranları; Ağrı (96), Batman (95), Siirt (95), Bingöl (95), Diyarbakır (94) olarak sıralandı.
Hayır oylarının en yüksek çıktığı il yüzde 81 oy oranı ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun memleketi Tunceli oldu. Tunceliyi yüzde 74 oy oranı ile Kırklareli, yüzde 73 ile Edirne, yüzde 69 ile Muğla ve yüzde 65 oy ile Tekirdağ izledi. İzmirde hayır oyları yüzde 63 oldu.
İŞTE TÜRKİYENİN EVET DEDİĞİ 26 MADDE
Arınç Hayır oyu bile kullanamadılar
13 Eyl
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Her gün hayırla kalkan, hayır için her türlü şeyi söyleyen insanlar, hayır oyu bile kullanamadılar. Bu büyük bir ciddiyetsizliktir dedi.
Halk oylaması sonuçlarıyla ilgili Ak Parti Manisa İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Arınç, ülkenin gelişmesi büyümesi, kalkınması için çalıştıklarını söyledi.
Bu sonuçlardan önümüzdeki seçimler için şimdiden pay çıkaracak değiliz diyen Arınç, yapılan işin bir anayasa oylaması olduğunu, kendilerinin de bunun bir seçim olmadığını anlatıklarını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:
Allaha şükür attığımız her adımın, söylediğimiz her sözün, yaptığımız her işin hesabını şerefle verdik. Başımız öne eğilmedi. Manisa dağı kadar başımız diktir. Bu bir seçim değildir dedik. Seçim 10 ay sonra. Seçim meydanına çıktığımızda, bütün partilerle kozumuzu paylaşırız. Biz birbirimizi düşman olarak görmüyoruz. Rakip olarak görüyoruz. Güreşiriz, yarışırız, sonunda millet kimi isterse onu iktidara getirir. Çok şükür bu anayasa oylaması olumlu şekilde sonuçlandı. Her partinin bundan alacağı dersler var. Aylardır, günlerdir boykot için ellerinden gelen bütün şeyleri, maalesef hukuka da uygun olmayan imkanları kullananların, bugün oradan çıkan Evet oyları karşısında mahcup olacaklarını düşünüyorum. Boykotla milletimizi sandık başından men etmek çok yanlış bir şey olurdu. Referandumun en güçlü oranda sandığa gidişini yaşıyoruz. 2007deki referandumda sandığa gitme oranı yüzde 70e yakındı, şu anda yüzde 80e yakındır. Yüzde 80 halkımız, her şeye rağmen hür iradesiyle düşüncesini ortaya koymuştur.
Her gün hayırla kalkıp hayır için her türlü şeyi söyleyen insanlar, hayır oyu bile kullanamadılar. Bu büyük bir ciddiyetsizliktir. Milletvekilleri parlamentoda hayır oyu kullanmamıştı, bugünde oy kullanamadılar. Boykot kararı alanlara karşı da söylediğim bir şey vardı. Lütfen sandığa gidiniz, gerekirse hayır oyu kullanınız. Bir insanın kararı olmalı. Evet veya hayır demek onurdur, şereftir, inançtır. Ama sandık başına gitmemek oy kullanmamak doğru değildir, diye söylemiştim.
Güneydoğu
13 Eyl
Anayasa değişiklik paketi Cumhuriyet tarihinin altıncı referandumunda oylandı. Kayıtlı 49 milyon 479 bin 607 seçmenden 38 milyon 253 bin 939 kişi sandık başına gitti. BDPnin seçmenine yaptığı boykot çağrısı Güneydoğuda kabul gördü. BDPnin güçlü olduğu illerde katılımın en düşük olduğu il, yüzde 7.12 oranla Hakkari oldu. Diyarbakırda da boykot kararının fazla çıkması üzerine binlerce kişi DTP il binası önünde havayi fişeklerle kutlama yaptı. İşte Güneydoğuda sandıktan çıkan boykot oranları:
Hakkari
Seçmen sayısı: 125.457
Kullanılan oy: 8.731
Katılmayanların oranı: %92.88
Şırnak
Seçmen sayısı: 197.014
Kullanılan oy: 44.297
Katılmayanların oranı: % 77.52
Diyarbakır
Seçmen sayısı: 849.859
Kullanılan oy:299.422
Katılmayanların oranı: % 64.24
Batman
Seçmen sayısı:260.955
Kullanılan oy: 101.810
Katılmayanların oranı: % 60.63
Mardin
Seçmen sayısı: 385.044
Kullanılan oy:165.742
Katılmayanların oranı: % 56.74
Van
Seçmen sayısı: 530.750
Kullanılan oy: 230.194
Katılmayanların oranı: % 43.54
Siirt
Seçmen sayısı: 150.645
Kullanılan oy:76.541
Katılmayanların oranı: % 50.96Muş
Seçmen sayısı:208.405
Kullanılan oy: 112.604
Katılmayanların oranı: % 46.14
Iğdır
Seçmen sayısı:105.302
Kullanılan oy: 53.822
Katılmayanların oranı: % 44.51
Ağrı
Seçmen sayısı:273.804
Kullanılan oy: 154.382
Katılmayanların oranı: %43.17
Şanlıurfa
Seçmen sayısı: 827.424
Kullanılan oy: 573.486
Katılmayanların oranı oranı: % 30.16
DİYARBAKIRDA KUTLAMA
Diyarbakırda boykot oranının fazla çıkması üzerine binlerce kişi BDP il binası önünde toplanarak şenlik düzenledi, havayi fişekler attı, parti binasına PKK bayrakları asıldı.
BOYKOTU BÖYLE KUTLADILAR
REFERANDUM BOYKOT TABLOSU
2007 2007 2009 2009 Referandum
Mv. katılım Bağımsızlar İGM katılım DTP katılım
% % % % %
AĞRI 75.8 24.4 78.8 36.9 56.4
————————————————————————
BİNGÖL 84.0 14.3 80.2 20.7 78.0
————————————————————————
BİTLİS 85.3 21.8 82.0 27.5 70.0
————————————————————————
DİYARBAKIR 71.0 47.0 82.3 59.2 35.0
————————————————————————
HAKKARİ 87.0 56.2 86.3 71.5 7.0
————————————————————————
MERSİN 80.0 6.6 86.1 10.2 73.0
————————————————————————
KARS 73.3 15.6 80.9 18.5 69.0
————————————————————————
MARDİN 78.2 38.8 81.0 43.7 43.0
————————————————————————
MUŞ 79.1 45.8 78.3 42.4 54.0
————————————————————————
SİİRT 79.8 39.5 84.8 37.6 74.0
————————————————————————
TUNCELİ 77.7 60.0 81.2 19.9 67.0
————————————————————————
ŞANLIURFA 81.9 20.1 83.7 19.0 70.0
————————————————————————
VAN 75.5 32.6 81.6 48.1 44.0
————————————————————————
BATMAN 75.7 39.4 85.7 52.8 40.0
————————————————————————
ŞIRNAK 83.0 51.8 86.2 59.9 22.0
————————————————————————
ARDAHAN 82.2 9.3 81.7 12.9 77.0
————————————————————————
IĞDIR 72.2 40.5 82.8 32.4 51.0
————————————————————————
Evet de hayır da kazandı hayırlı olsun
13 Eyl
Başbakan Tayyip Erdoğan, referandum sonuçlarını, 2007 genel seçim sonrası AK Parti Genel Merkezinin balkonundan yaptığı konuşmaya benzer bir üslupla değerlendirdi.
BAŞBAKANIN REFERANDUM SONRASI İLK AÇIKLAMASI / WEB TV
İŞTE BAŞBAKANIN ÖZÜR MESAJI / WEB TV
BAŞBAKANIN TEŞEKKÜR LİSTESİ / WEB TV Erdoğan, Bugün evet diyenler de, hayır diyenler de kazanmıştır. Ben de gerçekten birilerini incittiysem özür diliyorum. Artık geçmişe takılıp kalmadan ileri bakalım mesajı verdi. Erdoğan, İstanbul Ak Parti İl Başkanlığında yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:Tüm irade saygıdeğerdirBaşımız, alnımız dik olarak diyoruz ki; halk oylamasında milletimizin iradesi tecelli etmiştir. Evet diyenlerin iradesi de hayır diyenlerin iradesi de, sandığa gitmeyenlerin tercihi de saygıya değerdir. Hiç kimsenin bu iradeyi küçümseme, yok sayma, görmezden gelme hakkı yoktur; olamaz. Demokrasi, halkın iradesini kabullenmekte, bu iradeyi yönetime yansıtmakta, her türlü farklılığı siyasal sürece katmakla anlam kazanır. Halk oylamasında iradesini ortaya koyan vatandaşlarımız öncelikle Türk demokrasisine olan güvenlerini ortaya koymuş, güç vermişlerdir. 12 Eylül günü kazanan demokrasimiz olmuştur.İncittiysem özür dilerimMeydanlarda, ekranlarda maksadı aşan beyanlar da oldu. Bütün bunları geride bırakıp yeni bir sayfa açmak zorundayız. Maksadı aşan, yanlış anlaşılan ifadelerden mümkün olduğunca kaçındım. Şahsıma, partime yönelik hakaretler, şık olmayan yakıştırmalar nedeniyle ben hakkımı helal ediyorum. Ben de gerçekten birilerini incittiysem ben özür diliyorum. Artık geçmişe takılıp kalmadan ileri bakalım. Siyasi parti genel başkanlarını bu kutlu yolculuğa, demokrasi sürecine ülke menfaati için işbirliğine davet ediyorum. 12 Eylül 2010 tarihi milattır. Büyük kapı açılmıştır, inşallah ardına kadar açılacaktır. Yeni sayfa açıldı, yeni bir şafak söktü.Kaybeden darbeci anlayışBugün evet diyenler de kazanmıştır, hayır diyenler de kazanmıştır. Çünkü ileri demokrasi herkes içindir. İsteseler de, istemeseler de her vesayetçi anlayış kaybetmiştir. Bu akşam kaybeden darbeci anlayış olmuştur. Değişime ve değişimin getireceklerine direnen anlayış kaybetmiştir. 12 Eylül günü Türk demokrasi tarihine bir dönüm noktası olarak geçecektir. Darbe anayasasıyla kirlenen 12 Eylül tarihi veya başlayan süreç bu halk oylamasıyla demokrasi için bir milat olarak tarihe parlak sayfa açmış bu olumsuzluktan kurtulmuştur. Hevesleri kursağında kalacakTürkiyede artık zihniyet itibariyle darbe heveslilerinin hevesleri kursağında kalacaktır. Türkiyede artık milli iradenin gücü her türlü kirli oyunu bozacaktır. Türkiyede artık değişime engel olanlar hiç birşeyin yanlarına kar kalmayacağını daha iyi anlayacaktır. Türkiyede artık çetelerden, terör örgütlerinden medet umanlar hayal kırıklığı yaşayacaklardır. Güvenoyu değildirÇıkan sonuç herhangi bir partiye verilmiş bir destek bir güvenoyu da değildir. Muhalefet partilerinden bir tanesi bir güvenoylaması diyordu. Acaba bundan sonrasını ne olarak izah edecek merak ediyorum. Ülke aydınlıktan karanlık bir döneme girmiştir diye yine bugün bir açıklama var. Tam aksine ülke karanlıktan aydınlığa çıkıyor. Ama siyaseti öğrenmeleri gerekiyor. Bu vesileyle öğrenecekler. Zira bugün partiler oylanmamıştır. Bugün partiler arasında bir hesaplaşma yaşanmamıştır. Rahat olun. Bugün ortaya konan irade, farklı görüşlerden insanların inandıkları doğrulara verdikleri bir destektir.Herkes ders çıkaracakBiz anayasa yapacağız iddiasında değiliz. Fakat çalışmamızı hazırlayıp yaparız. Halkın hangi mesajı verdiğini doğru okumak herkesin sorumluluğudur. 12 Eylül halk oylamasından herkes kendisine göre dersler çıkaracaktır. Biz de sonuçları tüm ayrıntıları analiz edeceğiz. Yeni anayasa çalışması12 Eylül nasıl tarihi bir milat olduysa 13 Eylül de yeni anayasa çalışmaları için bir milat olacak. Yarından itibaren Burhan (Kuzu) Bey çalışmalara başla. İlgili kurullarımızda değerlendirerek, yeni anayasa için nasıl bir yol haritası takip edeceğimiz belirleyeceğiz. Geçen yıllarda bir komisyon kurarak yeni anayasa için bir çalışma başlatmıştık. Önümüzdeki günlerde de toplumun tüm kesimlerinin kanaat ve düşüncelerini alarak en geniş şekilde biz anayasa yapacağız iddiasında değiliz, olmayacağız. Fakat çalışmamızı biz hazırlayıp yaparız. 2011 seçimlerinden hemen sonra Meclis Başkanımız kim olacaksa onunla paylaşırız. Deriz ki biz yeni bir anayasının uzlaşısına hazırız. Okyanus ötesine kutlamaDünyanın dört bir yanından, okyanus ötesinden bu sürece destek veren tüm kardeşlerimi de kutluyorum. Ne yapayım buradan okyanus ötesine mesajlar olduğuna göre, bizim de bu mesajı verenlere bir mesajımızın olması lazım. Bu süreç içinde her türlü mahalle baskılarına aldırmadan herşeyini ortaya koyan sanat camiası içerisindeki tüm temsilcilere huzurlarınızda ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Sokak adlarını değiştirmeye varıncaya kadar baskılar yaptılar. – Particilik yapmadan, parti farkı gözetmeden, vicdanın sesini dinleyerek bu değişikliğe onay veren her bir vatandaşımı gönülden kutluyorum. Bu anayasa paketine destek veren CHP, MHPli kardeşlerimi kutluyorum. BDPli kardeşlerimi kutluyorum. Tehditlere aldırmadan sandığa giden kardeşlerimi kutluyorum. Başından itibaren evet diyen desteğini ortaya koyan Saadet Partili kardeşlerimi, BBPli kardeşlerimi, HAK-PARlı kardeşlerimi, bağımsız ülkücüleri, Türk aydınlarını, devrimci solcu, İşçi Partili kardeşlerimi, liberallari, Ak Partiye gönlünü veren AK Partili kardeşlerimi kutluyorum. Sürecin içinde TOBB başkanın yaptığı açıklama kandilerini kutluyorum.1. Balkonda ne demiştiErdoğan, partisinin yüzde 47 oy aldığı 22 Temmuz 2007 seçimlerinin ardından Ak Parti Genel Merkezinin balkonundan, Verilen mesajı anlıyoruz demişti. Erdoğan, konuşmasında şunları söylemişti: Bu başarı bizi şımartmak yerine omuzlarımızdaki sorumluluğu daha da arttırmıştır. Sizin sandıkta verdiğiniz mesajı anlıyoruz. Kime oy vermiş olursanız olun oylarınız bizim için önemlidir. Tercihlerinize saygı duyuyoruz. Farklı tercihlerinizi demokrasinin gereği olarak görüyoruz. Herkesi bu yeni sayfanın gerekleriyle hareket etmeye davet ediyorum. Ben kimseye kırgın değilim.
Türkiye kara döneme girdi
13 Eyl
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referanduma ilişkin ilk açıklamasıyla karamsar bir tablo çizdi.
Bahçeli, Türkiye için hayati risk ve tehlikelerle dolu karanlık bir döneme girilmiştir dedi. Sandıkların açılıp sonuçların gelmeye başlamasından itibaren, MHP Genel Merkezinde sessizlik hakimdi. Büyük kentlerden gelecek sonuçlarla Evet-Hayır arasındaki farkın azalacağı umudu ve beklentisi de gerçekleşmeyince, bu sessizlik yerini umutsuzluğa ve karamsarlığa bıraktı.. Bahçeli, saat 20.00de yaptığı yazılı açıklamada, özetle şu görüşleri dile getirdi: Bölünme kaçınılmaz Referandum sonuçlarına herkes saygı göstermek durumunda. Başbakan Erdoğan ve AKPnin bölücülük ve yolsuzluk siciline uygun yandaş yargı yaratma gizli amaçlarına hizmet edecek Anayasa değişikliklerinin Türk Milletince kabul edilmesiyle, Türkiye için hayati risk ve tehlikelerle dolu karanlık bir döneme girildi.Başbakan Erdoğanın önümüzdeki yıl gündeme getireceğini açıkladığı kapsamlı anayasa değişikliğini, PKK açılımının ilerletilmesi kapsamında Türkiyenin milli birliği, milli devlet niteliği ve üniter siyasi yapısının temellerinin yıkılmasını amaçlayan düzenlemenin yer almasının, Türkiyeyi etnik temelde ayrışma, çatışma ve bölünme sürecine mahkum etmesi kaçınılmaz. Böyle bir gelişmenin doğuracağı vahim ve ağır sonuçlar açıktır. Genel seçime gitmeliBaşbakan Erdoğana uyarımız ve çağrımız; anayasa referandum sonuçlarından cesaret alarak PKK açılımını ilerletmeye çalışmasının altından kalkamayacağı sonuçlar doğuracağını bir an önce anlaması ve en erken tarihte milletvekili genel seçimine gidilerek Türk milletinin hakemliğine başvurulmasına karşı direnmekten vazgeçmesidir. İmzayı unuttuANITTEPE İlköğretim Okulunda oyunu kullanan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, zarfı sandığa attıktan sonra imza cetveline imzasını atmayı ve nüfus cüzdanını geri almayı unuttu. Bunun üzerine görevliler Bahçelinin makam aracına cetveli getirerek imzasını aldılar ve nüfus cüzdanını iade ettiler. Bahçeli, saat 13.00 civarında 4329 numaralı sandıktaydı. Bahçeli okuldan ayrılırken Bu halk oylaması Türkiyenin geleceğinin belirlenmesinde bir dönüm noktasıdır dedi.MHP önemli illerini kaybettiMHP, 2009da 1inci çıktığı Mersinden çıkan yüksek Hayırla umduğunu bulurken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçelinin seçim çevresi Osmaniyede düş kırıklığına uğradı. MHPli belediye başkanlarının yönetimindeki Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Bartın ve Karabükte ise Evet oyları önde çıktı. MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, AKP devleti baskı aracı olarak kullandı. Milliyetçi, ülkücü tabanda bir kayma yok. Milliyetçi-ülkücü tabanın ne yönde oy kullandığını görmek mümkün değil dedi.
13 Eyl
70 il ve 180 ilçeyi gezerek Hayır kampanyası yürüten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, isminin seçmen listesinde olmaması nedeniyle oy kullanamadı.
KILIÇDAROĞLU REFERANDUM SONUCUNU DEĞERLENDİRDİ / WEB TVKılıçdaroğlu, İstanbuldaki ikametgâhını Temmuz 2009da Ankaraya taşıdığı halde değişikliği bildirmediği için Adrese Dayalı Seçmen Listesi düzenlemesi uyarınca liste dışı kaldı. CHPden yapılan açıklamada ise Emniyet yetkililerinin tuttuğu tutanakla Sayın Genel Başkanın bilgisi dışında adresten ayrıldığı bildirilmiş ve sandık seçmen listesinden kaydının düşürülerek isminin çıkarılmış olduğu anlaşılmıştır iddiasında bulunuldu. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun referandumda oy kullanamaması, oylama sürecinin en büyük sürprizi oldu. 70 il ve yaklaşık 180 ilçeyi kapsayan Referandumda Hayır kampanyası yürüten ve her gittiği yerleşim yerinde, Hayır oyu verin, değişimin önünü açın çağrısı yapan Kılıçdaroğlu, isminin seçmen listesinde olmaması nedeniyle oy kullanamadı.Adresi bildirmediHürriyetin edindiği bilgiye göre, Kılıçdaroğlu Ocak 2009da Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için İstanbulun Kağıthane İlçesine kayıtlı adresi seçmen kütüğüne yazdırmıştı. Ve oyunu İstanbulda kullanmıştı. Kılıçdaroğlu, İstanbulda bulunan ikametgâhını, Temmuz 2009da Ankaraya taşıdı. Ancak, Kılıçdaroğlu değişikliği bildirmediği için Adrese Dayalı Seçmen Listesi düzenlemesi uyarınca liste dışı kaldı. Kontrol etmediKılıçdaroğlu kendisi ya da sekreteryası aracılığıyla 9 Haziran-22 Haziran tarihleri arasında askıda kalan ve son düzenlemesi 28 Haziranda yapılan seçmen listelerinin kontrolünü de yaptırtmayınca, ismini ekleme hakkını da kaybetti. Seçmen kağıdının kendisine gelmemesi üzerine durumun farkına varan Kılıçdaroğlu, partinin hukukçu kurmaylarını devreye soktu. Kurmayların YSK Başkanı düzeyinde yaptığı temaslar, Listelerin kesinleşmesi nedeniyle Kılıçdaroğlu oy kullanamaz cevabıyla sonuçlandı. Gizleyelim kararıYSKden gelen bilgi üzerine, Kılıçdaroğlu ve kurmayları, Seçmenin sandığa gitme refleksini etkiler. Özellikle kararsızlar, bu durum üzerine sandığa gitmeyebilirler. AKP de bu durumu kendi lehine kullanmaya çalışabilir, dolayısıyla oy kullanamayacak oluşumuzu gizleyelim kararı alındı. Karar doğrultusunda Kılıçdaroğlu, referanduma günler kala kendisine yöneltilen Nerede oy kullanacaksınız? sorularına, Henüz karar vermedim. İstanbul ya da Ankara olabilir yanıtını vermeye başladı. Kılıçdaroğlunun kurmayları da benzer yanıtlar vermeyi tercih etti. Kılıçdaroğlu, alınan karar üzerine önceki gün İstanbul Kartalda düzenlenen son mitingin ardından kayıplara karıştı, Kılıçdaroğlunun korumaları geri çekildi, makam şoförü cep telefonunu kapattı. Kılıçdaroğlu, Referandumda tercihte bulunamayan Genel Başkan olarak tarihe geçti. CHP: Bilgisi dışındaCHPden sandıklarının kapanmasının hemen ardından yapılan yazılı açıklamada, Kılıçdaroğlunun oy kullanamadığı doğrulandı. Açıklamada, Emniyet yetkililerinin tuttuğu tutanakla Sayın Genel Başkanın bilgisi dışında adresten ayrıldığı bildirilmiş ve sandık seçmen listesinden kaydının düşürülerek isminin çıkarılmış olduğu anlaşılmıştır iddiasında bulunuldu. Açıklama şöyle devam etti: Milletvekillerinin seçmen kütüğüne kayıtlı oldukları çevrenin dışında da oy kullanabildiği bilindiği için yoğun referandum kampanyası sürecinde sandık seçmen listeleri incelenmemiş, bu arada YSKnın genelgesiyle milletvekillerinin kütüğe kayıtlı oldukları yerin İlçe Seçim Kurulu Başkanlığından alınacak seçmen kağıdını göstermek suretiyle oy kullanabileceği hükmü getirildiğinden, milletvekillerinin seçim çevreleri dışında herhangi bir sandıkta oy kullanma olanağı kalmamıştır. Bu nedenle de Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu İstanbulda oyunu kullanamamıştır.329 lira ceza ödeyecekKılıçdaroğlu, milletvekili sıfatı taşıdığı için seçmen listesinde adı bulunsaydı, istediği bir sandıkta oy kullanabilecekti. Ancak, şimdi oy kullanamadığı gibi seçmen kütüğüne yazılmadığı için 329 TL ceza ödeyecek.
Oy kullanamamam talihsizlikCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun, oy kullanamaması konusunda yakın çevresine şu değerlendirmeyi yaptığı öğrenildi: Ben İstanbulda kayıtlı olduğumu biliyordum. Polisler eve gelmişler. Adreste olmadığımıza dair tutanak tutmuşlar. Ama bize bir uyarı gelmedi bu konuda. Tabii ki yine de bizim kontrol etmemiz gerekirdi. O yoğunluk içinde bir talihsizlik yaşandı.Kılıçdaroğlu, bütün baskılara rağmen yüzde 42lik sonucun Demokrasi için önemli ve olumlu olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:Baskı yapıldıTürkiyede bu referandum ile köklü bir anayasa değişikliği yapılmıştır. Biz halkın iradesine saygılıyız. Gönül isterdi ki sonuçlar bizim temenni ettiğimiz şekilde olsaydı, süreç eşit koşullarda yürüyebilseydi. Gönül isterdi ki iktidarın bu kadar baskısı olmasaydı. Harcanan paranın haddi hesabı yok. Halk üzerinde her türlü baskı yapıldı. Ekonomi kötüye gider diye baskı yapıldı. Dışişleri Bakanı, Bu sonucu dışarıya anlatamayacağını savundu. Yüzde 42 iyiye işaret
Bütün bunlara karşın yüzde 42lik hayır sonucu demokrasi için olumlu bir sonuçtur. İyiye bir işarettir. Biz elimizden geldiğince çalıştık. Halka gittik. Bu politikayı sürdüreceğiz. Türkiyenin her sorunuyla ilgili çözümlerimizi ortaya koyacağız. Eleştirilerimizi dillendireceğiz. Kılıçdaroğlu, istifasının gündeme getirildiği yönündeki soru üzerine de daha önceden bu konuya değindiğini söyleyerek, Bu oylama bir gösterge değil. Biz yolumuza devam edeceğiz dedi.Zaman 6 Ağustosta yazmıştıZAMAN Gazetesinde 6 Ağustos 2010da Referandumda Hayır diyemeyecek başlığıyla çıkan haberde şöyle denildi: Vatandaşlardan referandumda Hayır oyu kulllanmalarının isteyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlunun YSKda kaydı bulunamadı. Kılıçdaroğlunun oy kullanması tehlikede.Aileyi Selvi Hanım temsil ettiKILIÇDAROĞLU Ailesini sandıkta temsil etme sorumluluğunu Kemal Kılıçdaroğlunun eşi Selvi Kılıçdaroğlu üstlendi. Selvi Kılıçdaroğlu, oyunu kullandığı Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesinde gazetecilerin Eşi Kemal Kılıçdaroğlunun oy kullanıp kullanmayacağına dair soruya, Eşim şu anda İstanbulda karşılığını vermekle yetindi. Kılıçdaroğlu çiftinin oğlu Kerem de yüksek lisans eğitimi için Güney Korede bulunduğu için oy kullanamadı.Bana unutkan Kemal deyiiiin- SOSYAL paylaşım sitesi Twitterda Kemal Kılıçdaroğluyla ilgili internet geyikleri döndü. İşte bazıları:- Ben bunu karikatür dergilerine havale ediyorum.- Bir oyla evetçiler kazanırsa, en çok Kılıçdaroğlu üzülür.- BDPden yeni açıklama: Kılıçdaroğlunun boykot edeceğini bilseydik seçim ittifakı yapardık.- Bana memur Kemal deyin, bana vatandaş Kemal deyin, bana unutkan Kemal deyiiiin!- Kılıçdaroğlu oy kullanmaya HAYIR dedi:)- Kılıçdaroğlunun oy kullanamaması. Espri falan yapmıycam. Böyle komik…- Boykotcular var. Hayırcılar var. Evetciler var. Bir de Kılıçdaroğlu var (Nerede durdugu anlaşılmayan,kendi de bilmeyen) – BDPden son dakika açıklaması: Kılıçdaroğluna oy kullanmaması yönünde herhangi baskıda bulunmadık!!!- Türk siyasal hayatı seni hiç unutmayacak Kılıçdaroğlu ve aylarca meydanlarda coşan oy sandığına koşamayan genel başkan olarak biz de unutmayacağız..- CHP referandumun iptali için Anayasa Mahkemesine gidecekmiş. Bizim başkan oy veremedi sayılmaz diyolarmış..- Kemalin dediğini yap yaptığını yapma – Şimdi Recep Bey demez mi, Daha oy kullanmayı bile beceremeyen adam ülke yönetimine talip oluyo diye… Haksız mı yani?- Sayın Kılıçdaroğlu ne yapıp yapın sandığa gidin deyip de, kendin sandığa gidemeyişini hangi mizah dergisine havale edeceksin?- Acaba Kılıçdaroğlu dünkü maçtan çok etkilenip son salisede oy kullanarak kahraman olacağınımı sanıyo:)- Kılıçdaroğluna gelsin bu şarkı: oy oy oy oy oyyy oyy aman!- Kılıçdaroğlu hayırsız çıktı!- Sen o ka hayır mitingi yap bir hayırı esirge, hayırsız insan.- O kadar meydanlarda hayır oyu verin verin dedi… Kendi bile hayır diyemedi:))
