Genel

Kazara Milyarder oldu

Kazara Milyarder son yılların önemli ve tabii kârlı fikirlerinden Facebook’un kuruluş hikayesi.Hikâye 2003 yılı ekim ayında Harward’da başlar:

Eduardo Saverin ve Mark Zuckerberg, Harvard gibi bir okulda bolca bulunan, hazırlık okullarından gelme cilalı öğrenciler ve popüler efsaneler arasında dışlanan iki lisans öğrencisidir. İkisi de, matematikte akademik bir yeteneğe ve kadınlara karşı da eblehliğe varan bir anti-sosyalliğe sahiptir. Eduardo sosyal kabul görme ve cinsel başarının yolunun, üniversitenin ünlü bitiriş kulüplerine girebilmek olduğunu anlamıştır. Bu kulüpler, dünyanın en güçlü adamlarını yetiştiren ve Harvard’ın en üst hiyerarşisinde yer alan kişilerin toplandığı elit gruplardır. Öte yanda kampusün alfa erkeklerinin kendisi hakkında ne düşündüğü ile hiç ilgilenmeyen Mark, bir bilgisayar dâhisidir. Genç adam, yaz kış ayağında terliklerle ortalarda dolaşır, hiç kimseyle kolay  diyalog kuramaz.Zamanının çoğunu bilgisayar başında geçirir.
Bu arada Harward’da yelken takımının gözdesi olan ikiz kardeşler, Tyler ve Cameron Winklevoss, Harward ortamında insanların birbiriyle tanışmasını kolaylaştıracak bir internet sitesi kurmayı düşünürler.Mark’ın sıkı bir bilgisayar delisi olduğunu öğrenen Winklevoss’lar, Mark’a siteyi kurmasını teklif ederler.Fakat aralarında bir anlaşma yapılmadığı gibi bir para alışverişi de olmaz.
Bir gece Eduardo Mark’a iki kız bulduğunu, dördünün birlikte çıkabilecekleri teklifini getirir. Ama gece Mark için başarısız geçer. Kız Mark’a yüz vermez. Duruma bozulan Mark, hışımla döndüğü öğrenci evinde bilgisayarının başına oturup okulun veri tabanına girer. Harward’daki kızlardan intikamını alacak bir fikir bulmuştur.Tek tek kızların resimlerini bulur, The Facemash adını verdiği siteye yerleştirerek onları güzellik oylamasına açar.Önceleri sadece kendi arkadaşları arasında yapılan bu oylama, giderek popüler olunca sitenin link’i elden ele dolaşır.
Birkaç gecede yüzlerce öğrenci siteye üye olur, çok geçmeden sitenin ünü Harward sınırlarını da aşar. Mark sitenin ismini The Facebook olarak değiştirmiştir bile.
Artık yetersiz kalan bilgisayarların yenilenmesi için Eudardo, Mark’a 1000 dolar verir. Eudardo artık facebook’un ilk yatırımcısı olmuştur.
Facebook popüler olunca Winklevoss kardeşler Mark’ı onların fikirlerini çalmakla suçlayarak okul yönetimine şikâyet ederler. Okul yönetimi bu konuda bir şey yapamayacaklarını bildirir ve Mark’a sadece okulun veri tabanına izinsiz girmekten bir uyarı cezası verir.
Yaz tatili geldiğinde Mark her gün binlerce yeni kullanıcının üye olduğu facebook’u daha da geliştirmek için yanında sitenin güncellenmesine yardım eden iki arkadaşıyla Califonia’ya gider. Böylece son yılların en heyecan verici dijital fikrini Silikon Vadisinde geliştirecektir.Mark California’da Napster’ın kurucusu Sean Parker’la tanışır.Bu tanışma Mark’a, milyon dolarlık anlaşmalar yapmak isteyen yatırımcılarla görüşme ve Facebook’u bir fenomen yapma yolunun kapılarını açar.
Çok geçmeden Eduardo ve Mark’ın Facebook hakkındaki farklı düşünceleri ilişkilerinde ufak çatlaklara sebep olur ve çatlak büyüdükçe bu anlaşmazlık sonunda bir savaşa dönüşür. Üniversitedeki coşkulu ortaklıkları, büyüklerin avukat ve para dünyasına yenik düşer.
Mark’la işin en başında yaptıkları anlaşma gereği Facebook’ un ortağı olan  Eduardo, Sean Parker  ve büyük yatırımcıların devreye girişiyle anlamadığı bir takım yetki sözleşmelerine imza atar ve devre dışı kalır.
Eskiden bir kızla konuşmaktan bile çekinen Mark artık yeni arkadaşı Sean Parker’ın da yardımıyla, mankenlerle ve ünlü isimlerle dolu çılgın partilerin ilgi gören siması olmuştur.
Mark Zuckerberg’in kendisine yüz vermeyen bir kızdan intikam alma hırsıyla başlattığı şey, kontrol dışı son yılların en önemli fenomeni hali alır.İşin en ironik tarafı, Facebook’un başarısı, pek çok kişiyi bir araya getirirken, iki en iyi dostu birbirinden ayırır.
Yazar Ben Mezrich, romanını kurgularken Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg’i tanıyan pek çok insanla röportajlar yapmış, hakkında binlerce sayfa yazı okumuş. Ancak Mark Zuckerberg ile görüşememiş.
Mezrich, romanında Facebook öyküsünü tarafsız bir biçimde anlatmaya çalışmış. Mark Zuckerberg bir dahi mi?, yoksa arkadaşlarına ihanet edip başkalarının fikrini çalarak bugün dünyanın en genç zenginlerinden olan bir sahtekar mı? olduğunun kararını okura bırakmış.Kazara Milyarder harika bir yaz eğlencesi, heyecanlı, hızlı, elden bırakılamayacak.

Diziden neden ayrıldım

Ekranların eğlendiren ve evlendiren ismi Zuhal Topal, bu sezon da yuva kurdurmaya devam ediyor.

ZUHAL TOPAL FOTOĞRAFLARI       
“Geniş Aile” kadrosundan ayrılmasından sonra konuyla ilgili pek çok dedikodunun öznesi haline gelen Topal, sonunda bu sürpriz kararı neden aldığını açıkladı: “Artık ben de kendi yuvamı genişletmek, çocuk sahibi olmak istiyorum.”
Siz ciddi ciddi insanları evlendiriyorsunuz… Kaç yuva kurdunuz şimdiye kadar?- 50 çift evlendirdik, devamı da gelecek.    İnsanların özel hayatını eleştiren bir millet olmamıza rağmen 60-70 yaşındakilerin evlenmek için televizyona çıkması size de şaşırtıcı gelmiyor mu?- Şaşırtıcı ve düşündürücü… Ben önceden bu tür programları izlemiyordum. Hatta bana teklif geldiğinde Tarık Akan ve Şerif Sezer’le Kars’ta film çekimindeydim. Ve cevabım “Ben hiç o programları izlemedim, bilmiyorum” olmuştu. Bana da acayip geliyordu bu format açıkçası… Ama sonradan gördüm ki bu programlara başvuranlar aslında çok yalnız ve mutsuz insanlar. Özellikle de yaşlılar.Nereden vardınız bu kanıya?- Çünkü onların sosyal çevreleri pek yok. Sağlık problemleri olanlar neredeyse evden dışarı bile çıkamıyorlar. Yüzde 80’i çocuklarının ilgilenmediği anne-babalar. Tek eğlenceleri de televizyon. PROGRAMDA DUYDUKLARIM BAZEN BENİ AĞLATIYORKamera arkasında duygusal anlar da yaşanıyordur o halde…- Elbette… Bir tanesi “Ben ölsem kokarım, kediler yer beni” dedi, ağladım. Kimi de “Huzurevine gitmek istemiyorum. Bir hayat arkadaşı arıyorum başımı yaslayabileceğim” diyor. Bizim program hayatlarında çok büyük bir tecrübe, çok enteresan bir duygu oluyor. Mesela bir teyzemiz vardı. Karşısına yaklaşık 15 kişi çıktı ama bir türlü evlenmiyor. 7 ay kaldı bizimle. En sonunda itiraf etti: “Ben sizi o kadar çok seviyorum ki, evime gideceğim ne yapacağım tek başıma!”İnsanlara bir faydanızın dokunduğunu düşünüyor musunuz gerçekten? – Tabii… “Akrabalar pişman olup ilgilenmeye başladı” diyen var. Gelip annesini babasını alan da oldu bizden. Mesela kadın maddi açıdan zor durumdaydı. Çocukları geldi, özür diledi. Kadın “Ben barışmak istemiyorum çocuklarımla” dedi. Elini bile vermedi. Zor barıştırdık ve çocuklarına emanet ettik onu.Belki de bir sosyoloğun bu durumu incelemesi lazım…- Kesinlikle katılıyorum. Toplumsal olarak bunun incelenmesi gerek. Neden bu programlardan bir sürü var ve yüzlerce insan başvuruda bulunuyor? Bu insanlar bizim içimizden. Senin, benim akrabamız olmasa bile çevremizden birinin yakını bu kişiler. Öğretmen, avukat, albay, mimar, doktor geliyor programa. Neden bizi tercih ediyorlar? Bunun oturulup araştırılması lazım. ÖYLE EKİBİN TEKRAR BİR ARAYA GELMESİ ZORReytingi garanti, halk tarafından çok sevilen “Geniş Aile” gibi bir diziden niye ayrılır bir oyuncu?- Bekliyordum bu soruyu. Sadece benim değil, o ekipteki herkes çok önemli olduğu için bir kişinin ayrılması bile hayal kırıklığı yaratıyor. Ama benim haftada beş gün canlı yayınım var. Ve geçen sene hafta içi her gün dört saat canlı yayın yaptım. En uzun canlı yayın yapan bendim. Çok yoruldum. Bir de Türkiye’de dizi çekmek çok zor. Her bölüm 90 dakika. Dolayısıyla oyuncular, yapımcılar, senaristler çok zorlanıyor. Özellikle başrol oynuyorsanız, başka hiçbir şey yapmamanız lazım. Benim hayatım çalışmakla geçti. Çalışacağız tabii ama aynı anda iki iş yaptığında birinden biri etkileniyor. Ben sabah 07.00’de sete gidiyordum. Canlı yayın olduğu için diziden çıkıp yayına yetişmeye çalışıyordum. Herkes geriliyordu.Programa hayır deme şansınız yok muydu?- 1,5 senelik sözleşmem var. Ayrıca dizide bir takım misyonlar tamamlandıktan sonra ister istemez tekrara düşülüyor. Ben de kendi misyonumu tamamladığımı düşündüm. İki erkek devamlı benim peşimde. Bu sene devam etseydim ne olurdu bilmiyorum. Bundan sonra da dizilerdeki bu süre sorunu hallolmadığı takdirde hiçbir dizide oynamayacağım.Kimseyle bir probleminiz yok yani…- Kesinlikle… Arkadaşlarımla, yönetmenimle hâlâ görüşüyorum. Ben bu kadar iyi, bu kadar güzel çalışan bir ekip daha görmedim. Hiçbir gerginliğin olmadığı tek set diyebilirim. Öyle bir ekip Türkiye’de zor bir araya gelir. ROJDA’YI YADIRGAMALARI NORMAL AMA ALIŞIRLARBen bir kişi için çok üzülüyorum ama…- Kime?Rojda Demirer’e… Yeni biri gelince ekibe hep büyük beklenti, hep eskisiyle kıyaslama olur ya…- Ben de seyirci olarak öyleyim. Normaldir ama, alışırlar. Rojda da iyi oyuncu. Ayrıca dizide farklı bir rol canlandırıyor. Yapımcılarımız akıllıdır, rol tekrarı yaptırmadılar.Çok sevilen bir dizide başrol, evlilik programı… 2010 sizin yılınız oldu sanki…- Aslında yıllardan beri buralardayım ben. Dört senelik Müjdat Gezen Konservatuar ve Sanat Merkezi’ni bitirdim. Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel’in öğrencisiyim. Onları utandırmamak, onların verdikleri emeğe saygısızlık etmemek ve “helal olsun” dedirtmek için çabaladım. Bana verdikleri eğitimin karşılığını alsınlar istedim. Hayattaki birinci önceliğiniz mesleğiniz mi?- Hayatta bazı önceliklerim var tabii, ama sadece iş değil. Aile de benim için çok önemli ve artık çocuk istiyorum. Öyle bir düşüncemiz var. Biraz da ondan bıraktım aslında diziyi. Doktorumla görüştüğümde “Bu tempoda zor olabilir” dedi. Kalabalık bir ailem olsun istiyorum. Sağlığım da izin verirse tabii.Ya kendi ailenizle aranız nasıl?- Annem, kardeşim, eşim ve onun ailesi de çok çok önemlidir benim için. Geçen sene annemi göremediğim için ağladığım oldu! Babamı erken yaşta kaybettiğimden birbirimize çok kenetlendik
NİKAHSIZ KADIN KALMASIN KAMPANYASI BAŞLATIYORUZBunca enteresan insan hikayesi dinliyorsunuz. Bir kitap yazsanıza…- Ben de düşünüyorum aslında. Bu işi başlatan bizim yönetmenimizdir. O çok iyi bilir bu işi. İnsanları çok iyi tanıyor. Ortak bir şey yapabiliriz. Zaten bizim “Nikahsız kadın kalmasın” diye bir kampanyamız da olacak. İmam nikahlı kadınlara toplu nikah kıydırmak istiyoruz.

Teyze kızı

Şu sıralar “Arka Sokaklar” dizisiyle izleyici karşısına çıkan Berk Oktay, önceki gece Etiler’deki bir mekânda genç bir kızla sohbet ederken objektife takıldı.

BERK OKTAY GECE GEZMESİNDE (FOTO-GALERİ)  
Oktay, görüntülendiğini anlayınca bir taksi çağırarak oradan ayrılan genç kız için “Teyzemin kızı. Kiminle görünsem ‘sevgili’ diye yazılıyor. O yüzden tedirgin oldu ve önden ayrıldı” dedi.
   
  
              

Çekirdek aile oldular

Duman grubunun solisti Kaan Tangöze ile manken Seçkin Piriler, heyecanla bekledikleri bebeklerine kavuştu. Piriler, oğlunu dün sabaha karşı dünyaya getirdi.

BÖYLE EVLENMİŞLERDİ (FOTO-GALERİ)
1 hafta erken doğdu  Dört yıldır aşk yaşayan Duman grubunun solisti Kaan Tangöze ile manken Seçkin Piriler, 24 Mart’ta nikâh masasına oturmuştu. Evlendiğinde üç aylık hamile olan Piriler, doğumu Amerika’da gerçekleştirmek istediğini söylüyordu. Ancak minik oğulları çifte sürpriz yaptı ve dünyaya bir hafta erken gözlerini açtı.
Sağlık durumu iyi      Bebeğini kucağına almak için sabırsızlandığını söyleyen Seçkin Piriler, pazar sabahı saat 05.00’te, Gayrettepe’deki Florance Nightingale Hastanesi’nde doğum yaptı. Sezaryenle dünyaya gelen minik bebeğin ve annesinin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.

Türkiye Anayasa değişikliğine "evet" dedi

Türkiye referandum kararını verdi. Anayasa değişiklik paketine yüzde 58 “Evet” dedi. “Hayır” oranı yüzde 42de kaldı. Referanduma katılım oranı yüzde 77 oldu.

Referandumda  Anayasa değişiklik paketine yüzde 58 evet yüzde 42 hayır oyu verildi. Türkiye genelindeki 49 milyon 478 bin 223 seçmenin yüzde 77si sandık başına gitti.
74 ilde seçmenler Anayasa değişiklik paketine evet oyu verirken Edirne, Kırklareli, Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir, İzmir, Manisa, Uşak, Bilecik, Eskişehir, Aydın, Denizli, Antalya, Mersin, Adana, Hatay ve Tunceli illerindeki seçmenler hayır dedi.
Boykotun etkili olduğu illerden katılım oranı Hakkaride yüzde 7, Şırnakta yüzde 22 oldu. Ağrı, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Van ve Batmanda evet oylarının oranı yüzde 90ları aştı.
Evet oy oranının en yüksek olduğu iller ve oranları; Ağrı (96), Batman (95), Siirt (95), Bingöl (95), Diyarbakır (94) olarak sıralandı.
Hayır oylarının en yüksek çıktığı il yüzde 81 oy oranı ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlunun memleketi Tunceli oldu. Tunceliyi yüzde 74 oy oranı ile Kırklareli, yüzde 73 ile Edirne, yüzde 69 ile Muğla ve yüzde 65 oy ile Tekirdağ izledi. İzmirde hayır oyları yüzde 63 oldu.
İŞTE TÜRKİYENİN EVET DEDİĞİ 26 MADDE
 

Arınç Hayır oyu bile kullanamadılar

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, “Her gün hayırla kalkan, hayır için her türlü şeyi söyleyen insanlar, hayır oyu bile kullanamadılar. Bu büyük bir ciddiyetsizliktir” dedi.

Halk oylaması sonuçlarıyla ilgili Ak Parti Manisa İl Başkanlığında basın toplantısı düzenleyen Arınç, ülkenin gelişmesi büyümesi, kalkınması için çalıştıklarını söyledi.
“Bu sonuçlardan önümüzdeki seçimler için şimdiden pay çıkaracak değiliz” diyen Arınç, yapılan işin bir anayasa oylaması olduğunu, kendilerinin de bunun bir seçim olmadığını anlatıklarını vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:
“Allaha şükür attığımız her adımın, söylediğimiz her sözün, yaptığımız her işin hesabını şerefle verdik. Başımız öne eğilmedi. Manisa dağı kadar başımız diktir. Bu bir seçim değildir dedik. Seçim 10 ay sonra. Seçim meydanına çıktığımızda, bütün partilerle kozumuzu paylaşırız. Biz birbirimizi düşman olarak görmüyoruz. Rakip olarak görüyoruz. Güreşiriz, yarışırız, sonunda millet kimi isterse onu iktidara getirir. Çok şükür bu anayasa oylaması olumlu şekilde sonuçlandı. Her partinin bundan alacağı dersler var. Aylardır, günlerdir boykot için ellerinden gelen bütün şeyleri, maalesef hukuka da uygun olmayan imkanları kullananların, bugün oradan çıkan Evet oyları karşısında mahcup olacaklarını düşünüyorum. Boykotla milletimizi sandık başından men etmek çok yanlış bir şey olurdu. Referandumun en güçlü oranda sandığa gidişini yaşıyoruz. 2007deki referandumda sandığa gitme oranı yüzde 70e yakındı, şu anda yüzde 80e yakındır. Yüzde 80 halkımız, her şeye rağmen hür iradesiyle düşüncesini ortaya koymuştur.
Her gün hayırla kalkıp hayır için her türlü şeyi söyleyen insanlar, hayır oyu bile kullanamadılar. Bu büyük bir ciddiyetsizliktir. Milletvekilleri parlamentoda hayır oyu kullanmamıştı, bugünde oy kullanamadılar. Boykot kararı alanlara karşı da söylediğim bir şey vardı. Lütfen sandığa gidiniz, gerekirse hayır oyu kullanınız. Bir insanın kararı olmalı. Evet veya hayır demek onurdur, şereftir, inançtır. Ama sandık başına gitmemek oy kullanmamak doğru değildir, diye söylemiştim.”

Güneydoğu

Anayasa değişiklik paketi Cumhuriyet tarihinin altıncı referandumunda oylandı. Kayıtlı 49 milyon 479 bin 607 seçmenden 38 milyon 253 bin 939 kişi sandık başına gitti. BDP’nin seçmenine yaptığı boykot çağrısı Güneydoğuda kabul gördü. BDPnin güçlü olduğu illerde katılımın en düşük olduğu il, yüzde 7.12 oranla Hakkari oldu. Diyarbakır’da da boykot kararının fazla çıkması üzerine binlerce kişi DTP il binası önünde havayi fişeklerle kutlama yaptı. İşte Güneydoğuda sandıktan çıkan boykot oranları:

Hakkari
Seçmen sayısı: 125.457
Kullanılan oy: 8.731
Katılmayanların oranı: %92.88
Şırnak
Seçmen sayısı: 197.014
Kullanılan oy: 44.297
Katılmayanların oranı: % 77.52
Diyarbakır
Seçmen sayısı: 849.859
Kullanılan oy:299.422
Katılmayanların oranı: % 64.24
Batman
Seçmen sayısı:260.955
Kullanılan oy: 101.810
Katılmayanların oranı: % 60.63
Mardin
Seçmen sayısı: 385.044
Kullanılan oy:165.742
Katılmayanların oranı: % 56.74
Van
Seçmen sayısı: 530.750
Kullanılan oy: 230.194
Katılmayanların oranı: % 43.54
Siirt
Seçmen sayısı: 150.645
Kullanılan oy:76.541
Katılmayanların oranı: % 50.96Muş
Seçmen sayısı:208.405
Kullanılan oy: 112.604
Katılmayanların oranı: % 46.14
Iğdır
Seçmen sayısı:105.302
Kullanılan oy: 53.822
Katılmayanların oranı: % 44.51
Ağrı
Seçmen sayısı:273.804
Kullanılan oy: 154.382
Katılmayanların oranı: %43.17
Şanlıurfa
Seçmen sayısı: 827.424
Kullanılan oy: 573.486
Katılmayanların oranı oranı: % 30.16
DİYARBAKIRDA KUTLAMA
Diyarbakır’da boykot oranının fazla çıkması üzerine binlerce kişi BDP il binası önünde toplanarak şenlik düzenledi, havayi fişekler attı, parti binasına PKK bayrakları asıldı.
BOYKOTU BÖYLE KUTLADILAR

REFERANDUM BOYKOT TABLOSU
            2007         2007          2009           2009    Referandum
          Mv. katılım  Bağımsızlar   İGM katılım      DTP      katılım 
             %            %              %              %         %    
                                                                       
AĞRI        75.8         24.4           78.8           36.9     56.4   
————————————————————————
BİNGÖL      84.0         14.3           80.2           20.7     78.0   
————————————————————————
BİTLİS      85.3         21.8           82.0           27.5     70.0   
————————————————————————
DİYARBAKIR  71.0         47.0           82.3           59.2     35.0   
————————————————————————
HAKKARİ     87.0         56.2           86.3           71.5      7.0   
————————————————————————
MERSİN      80.0          6.6           86.1           10.2     73.0   
————————————————————————
KARS        73.3         15.6           80.9           18.5     69.0   
————————————————————————
MARDİN      78.2         38.8           81.0           43.7     43.0   
————————————————————————
MUŞ         79.1         45.8           78.3           42.4     54.0   
————————————————————————
SİİRT       79.8         39.5           84.8           37.6     74.0   
————————————————————————
TUNCELİ     77.7         60.0           81.2           19.9     67.0   
————————————————————————
ŞANLIURFA   81.9         20.1           83.7           19.0     70.0   
————————————————————————
VAN         75.5         32.6           81.6           48.1     44.0   
————————————————————————
BATMAN      75.7         39.4           85.7           52.8     40.0   
————————————————————————
ŞIRNAK      83.0         51.8           86.2           59.9     22.0   
————————————————————————
ARDAHAN     82.2          9.3           81.7           12.9     77.0   
————————————————————————
IĞDIR       72.2         40.5           82.8           32.4     51.0   
————————————————————————

Evet de hayır da kazandı hayırlı olsun

Başbakan Tayyip Erdoğan, referandum sonuçlarını, 2007 genel seçim sonrası AK Parti Genel Merkezi’nin balkonundan yaptığı konuşmaya benzer bir üslupla değerlendirdi.

BAŞBAKANIN REFERANDUM SONRASI İLK AÇIKLAMASI / WEB TV
İŞTE BAŞBAKANIN ÖZÜR MESAJI / WEB TV
BAŞBAKANIN TEŞEKKÜR LİSTESİ / WEB TV   Erdoğan, “Bugün evet diyenler de, hayır diyenler de kazanmıştır. Ben de gerçekten birilerini incittiysem özür diliyorum. Artık geçmişe takılıp kalmadan ileri bakalım” mesajı verdi. Erdoğan, İstanbul Ak Parti İl Başkanlığı’nda yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:Tüm irade saygıdeğerdirBaşımız, alnımız dik olarak diyoruz ki; halk oylamasında milletimizin iradesi tecelli etmiştir. Evet diyenlerin iradesi de hayır diyenlerin iradesi de, sandığa gitmeyenlerin tercihi de saygıya değerdir. Hiç kimsenin bu iradeyi küçümseme, yok sayma, görmezden gelme hakkı yoktur; olamaz. Demokrasi, halkın iradesini kabullenmekte, bu iradeyi yönetime yansıtmakta, her türlü farklılığı siyasal sürece katmakla anlam kazanır. Halk oylamasında iradesini ortaya koyan vatandaşlarımız öncelikle Türk demokrasisine olan güvenlerini ortaya koymuş, güç vermişlerdir. 12 Eylül günü kazanan demokrasimiz olmuştur.İncittiysem özür dilerimMeydanlarda, ekranlarda maksadı aşan beyanlar da oldu. Bütün bunları geride bırakıp yeni bir sayfa açmak zorundayız. Maksadı aşan, yanlış anlaşılan ifadelerden mümkün olduğunca kaçındım. Şahsıma, partime yönelik hakaretler, şık olmayan yakıştırmalar nedeniyle ben hakkımı helal ediyorum. Ben de gerçekten birilerini incittiysem ben özür diliyorum. Artık geçmişe takılıp kalmadan ileri bakalım. Siyasi parti genel başkanlarını bu kutlu yolculuğa, demokrasi sürecine ülke menfaati için işbirliğine davet ediyorum. 12 Eylül 2010 tarihi milattır. Büyük kapı açılmıştır, inşallah ardına kadar açılacaktır. Yeni sayfa açıldı, yeni bir şafak söktü.Kaybeden darbeci anlayışBugün evet diyenler de kazanmıştır, hayır diyenler de kazanmıştır. Çünkü ileri demokrasi herkes içindir. İsteseler de, istemeseler de her vesayetçi anlayış kaybetmiştir. Bu akşam kaybeden darbeci anlayış olmuştur. Değişime ve değişimin getireceklerine direnen anlayış kaybetmiştir. 12 Eylül günü Türk demokrasi tarihine bir dönüm noktası olarak geçecektir. Darbe anayasasıyla kirlenen 12 Eylül tarihi veya başlayan süreç bu halk oylamasıyla demokrasi için bir milat olarak tarihe parlak sayfa açmış bu olumsuzluktan kurtulmuştur. Hevesleri kursağında kalacakTürkiye’de artık zihniyet itibariyle darbe heveslilerinin hevesleri kursağında kalacaktır. Türkiye’de artık milli iradenin gücü her türlü kirli oyunu bozacaktır. Türkiye’de artık değişime engel olanlar hiç birşeyin yanlarına kar kalmayacağını daha iyi anlayacaktır. Türkiye’de artık çetelerden, terör örgütlerinden medet umanlar hayal kırıklığı yaşayacaklardır. Güvenoyu değildirÇıkan sonuç herhangi bir partiye verilmiş bir destek bir güvenoyu da değildir. Muhalefet partilerinden bir tanesi bir güvenoylaması diyordu. Acaba bundan sonrasını ne olarak izah edecek merak ediyorum. Ülke aydınlıktan karanlık bir döneme girmiştir diye yine bugün bir açıklama var. Tam aksine ülke karanlıktan aydınlığa çıkıyor. Ama siyaseti öğrenmeleri gerekiyor. Bu vesileyle öğrenecekler. Zira bugün partiler oylanmamıştır. Bugün partiler arasında bir hesaplaşma yaşanmamıştır. Rahat olun. Bugün ortaya konan irade, farklı görüşlerden insanların inandıkları doğrulara verdikleri bir destektir.Herkes ders çıkaracakBiz anayasa yapacağız iddiasında değiliz. Fakat çalışmamızı hazırlayıp yaparız. Halkın hangi mesajı verdiğini doğru okumak herkesin sorumluluğudur. 12 Eylül halk oylamasından herkes kendisine göre dersler çıkaracaktır. Biz de sonuçları tüm ayrıntıları analiz edeceğiz. Yeni anayasa çalışması12 Eylül nasıl tarihi bir milat olduysa 13 Eylül de yeni anayasa çalışmaları için bir milat olacak. Yarından itibaren Burhan (Kuzu) Bey çalışmalara başla. İlgili kurullarımızda değerlendirerek, yeni anayasa için nasıl bir yol haritası takip edeceğimiz belirleyeceğiz. Geçen yıllarda bir komisyon kurarak yeni anayasa için bir çalışma başlatmıştık. Önümüzdeki günlerde de toplumun tüm kesimlerinin kanaat ve düşüncelerini alarak en geniş şekilde biz anayasa yapacağız iddiasında değiliz, olmayacağız. Fakat çalışmamızı biz hazırlayıp yaparız. 2011 seçimlerinden hemen sonra Meclis Başkanımız kim olacaksa onunla paylaşırız. Deriz ki biz yeni bir anayasının uzlaşısına hazırız. Okyanus ötesine kutlamaDünyanın dört bir yanından, okyanus ötesinden bu sürece destek veren tüm kardeşlerimi de kutluyorum. Ne yapayım buradan okyanus ötesine mesajlar olduğuna göre, bizim de bu mesajı verenlere bir mesajımızın olması lazım. Bu süreç içinde her türlü mahalle baskılarına aldırmadan herşeyini ortaya koyan sanat camiası içerisindeki tüm temsilcilere huzurlarınızda ayrıca şükranlarımı sunuyorum. Sokak adlarını değiştirmeye varıncaya kadar baskılar yaptılar. – Particilik yapmadan, parti farkı gözetmeden, vicdanın sesini dinleyerek bu değişikliğe onay veren her bir vatandaşımı gönülden kutluyorum. Bu anayasa paketine destek veren CHP, MHP’li kardeşlerimi kutluyorum. BDP’li kardeşlerimi kutluyorum. Tehditlere aldırmadan sandığa giden kardeşlerimi kutluyorum. Başından itibaren evet diyen desteğini ortaya koyan Saadet Partili kardeşlerimi, BBP’li kardeşlerimi, HAK-PAR’lı kardeşlerimi, bağımsız ülkücüleri, Türk aydınlarını, devrimci solcu, İşçi Partili kardeşlerimi, liberallari, Ak Parti’ye gönlünü veren AK Partili kardeşlerimi kutluyorum. Sürecin içinde TOBB başkanın yaptığı açıklama kandilerini kutluyorum.‘1. Balkon’da ne demiştiErdoğan, partisinin yüzde 47 oy aldığı 22 Temmuz 2007 seçimlerinin ardından Ak Parti Genel Merkezi’nin balkonundan, “Verilen mesajı anlıyoruz” demişti. Erdoğan, konuşmasında şunları söylemişti: “Bu başarı bizi şımartmak yerine omuzlarımızdaki sorumluluğu daha da arttırmıştır. Sizin sandıkta verdiğiniz mesajı anlıyoruz. Kime oy vermiş olursanız olun oylarınız bizim için önemlidir. Tercihlerinize saygı duyuyoruz. Farklı tercihlerinizi demokrasinin gereği olarak görüyoruz. Herkesi bu yeni sayfanın gerekleriyle hareket etmeye davet ediyorum. Ben kimseye kırgın değilim.”

Türkiye kara döneme girdi

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, referanduma ilişkin ilk açıklamasıyla karamsar bir tablo çizdi.

 Bahçeli, “Türkiye için hayati risk ve tehlikelerle dolu karanlık bir döneme girilmiştir” dedi. Sandıkların açılıp sonuçların gelmeye başlamasından itibaren, MHP Genel Merkezi’nde sessizlik hakimdi. Büyük kentlerden gelecek sonuçlarla Evet-Hayır arasındaki farkın azalacağı umudu ve beklentisi de gerçekleşmeyince, bu sessizlik yerini umutsuzluğa ve karamsarlığa bıraktı.. Bahçeli, saat 20.00’de yaptığı yazılı açıklamada, özetle şu görüşleri dile getirdi: Bölünme kaçınılmaz “Referandum sonuçlarına herkes saygı göstermek durumunda. Başbakan Erdoğan ve AKP’nin bölücülük ve yolsuzluk siciline uygun yandaş yargı yaratma gizli amaçlarına hizmet edecek Anayasa değişikliklerinin Türk Milletince kabul edilmesiyle, Türkiye için hayati risk ve tehlikelerle dolu karanlık bir döneme girildi.Başbakan Erdoğan’ın önümüzdeki yıl gündeme getireceğini açıkladığı kapsamlı anayasa değişikliğini, PKK açılımının ilerletilmesi kapsamında Türkiye’nin milli birliği, milli devlet niteliği ve üniter siyasi yapısının temellerinin yıkılmasını amaçlayan düzenlemenin yer almasının, Türkiye’yi etnik temelde ayrışma, çatışma ve bölünme sürecine mahkum etmesi kaçınılmaz. Böyle bir gelişmenin doğuracağı vahim ve ağır sonuçlar açıktır. Genel seçime gitmeliBaşbakan Erdoğan’a uyarımız ve çağrımız; anayasa referandum sonuçlarından cesaret alarak PKK açılımını ilerletmeye çalışmasının altından kalkamayacağı sonuçlar doğuracağını bir an önce anlaması ve en erken tarihte milletvekili genel seçimine gidilerek Türk milletinin hakemliğine başvurulmasına karşı direnmekten vazgeçmesidir. İmzayı unuttuANITTEPE İlköğretim Okulu’nda oyunu kullanan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, zarfı sandığa attıktan sonra imza cetveline imzasını atmayı ve nüfus cüzdanını geri almayı unuttu. Bunun üzerine görevliler Bahçeli’nin makam aracına cetveli getirerek imzasını aldılar ve nüfus cüzdanını iade ettiler. Bahçeli, saat 13.00 civarında 4329 numaralı sandıktaydı. Bahçeli okuldan ayrılırken “Bu halk oylaması Türkiye’nin geleceğinin belirlenmesinde bir dönüm noktasıdır” dedi.MHP önemli illerini kaybettiMHP, 2009’da 1’inci çıktığı Mersin’den çıkan yüksek “Hayır”la umduğunu bulurken, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçim çevresi Osmaniye’de düş kırıklığına uğradı. MHP’li belediye başkanlarının yönetimindeki Gümüşhane, Isparta, Kastamonu, Bartın ve Karabük’te ise “Evet” oyları önde çıktı. MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı, “AKP devleti baskı aracı olarak kullandı. Milliyetçi, ülkücü tabanda bir kayma yok. Milliyetçi-ülkücü tabanın ne yönde oy kullandığını görmek mümkün değil” dedi.

70 il ve 180 ilçeyi gezerek ‘Hayır’ kampanyası yürüten CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, isminin seçmen listesinde olmaması nedeniyle oy kullanamadı.

 
KILIÇDAROĞLU REFERANDUM SONUCUNU DEĞERLENDİRDİ / WEB TVKılıçdaroğlu, İstanbul’daki ikametgâhını Temmuz 2009’da Ankara’ya taşıdığı halde değişikliği bildirmediği için ‘Adrese Dayalı Seçmen Listesi’ düzenlemesi uyarınca liste dışı kaldı. CHP’den yapılan açıklamada ise “Emniyet yetkililerinin tuttuğu tutanakla Sayın Genel Başkan’ın bilgisi dışında adresten ayrıldığı bildirilmiş ve sandık seçmen listesinden kaydının düşürülerek isminin çıkarılmış olduğu anlaşılmıştır” iddiasında bulunuldu.  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun referandumda oy kullanamaması, oylama sürecinin en büyük sürprizi oldu. 70 il ve yaklaşık 180 ilçeyi kapsayan ‘Referandumda Hayır’ kampanyası yürüten ve her gittiği yerleşim yerinde, “Hayır oyu verin, değişimin önünü açın” çağrısı yapan Kılıçdaroğlu, isminin seçmen listesinde olmaması nedeniyle oy kullanamadı.Adresi bildirmediHürriyet’in edindiği bilgiye göre, Kılıçdaroğlu Ocak 2009’da Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için İstanbul’un Kağıthane İlçesi’ne kayıtlı adresi seçmen kütüğüne yazdırmıştı. Ve oyunu İstanbul’da kullanmıştı. Kılıçdaroğlu, İstanbul’da bulunan ikametgâhını, Temmuz 2009’da Ankara’ya taşıdı. Ancak, Kılıçdaroğlu değişikliği bildirmediği için ‘Adrese Dayalı Seçmen Listesi’ düzenlemesi uyarınca liste dışı kaldı. Kontrol etmediKılıçdaroğlu kendisi ya da sekreteryası aracılığıyla 9 Haziran-22 Haziran tarihleri arasında askıda kalan ve son düzenlemesi 28 Haziran’da yapılan seçmen listelerinin kontrolünü de yaptırtmayınca, ismini ekleme hakkını da kaybetti. Seçmen kağıdının kendisine gelmemesi üzerine durumun farkına varan Kılıçdaroğlu, partinin hukukçu kurmaylarını devreye soktu. Kurmayların YSK Başkanı düzeyinde yaptığı temaslar, “Listelerin kesinleşmesi nedeniyle Kılıçdaroğlu oy kullanamaz” cevabıyla sonuçlandı. ‘Gizleyelim’ kararıYSK’den gelen bilgi üzerine, Kılıçdaroğlu ve kurmayları, “Seçmenin sandığa gitme refleksini etkiler. Özellikle kararsızlar, bu durum üzerine sandığa gitmeyebilirler. AKP de bu durumu kendi lehine kullanmaya çalışabilir, dolayısıyla oy kullanamayacak oluşumuzu gizleyelim” kararı alındı. Karar doğrultusunda Kılıçdaroğlu, referanduma günler kala kendisine yöneltilen “Nerede oy kullanacaksınız?” sorularına, “Henüz karar vermedim. İstanbul ya da Ankara olabilir” yanıtını vermeye başladı. Kılıçdaroğlu’nun kurmayları da benzer yanıtlar vermeyi tercih etti. Kılıçdaroğlu, alınan karar üzerine önceki gün İstanbul Kartal’da düzenlenen son mitingin ardından kayıplara karıştı, Kılıçdaroğlu’nun korumaları geri çekildi, makam şoförü cep telefonunu kapattı. Kılıçdaroğlu, “Referandumda tercihte bulunamayan Genel Başkan” olarak tarihe geçti. CHP: Bilgisi dışındaCHP’den sandıklarının kapanmasının hemen ardından yapılan yazılı açıklamada, Kılıçdaroğlu’nun oy kullanamadığı doğrulandı. Açıklamada, “Emniyet yetkililerinin tuttuğu tutanakla Sayın Genel Başkan’ın bilgisi dışında adresten ayrıldığı bildirilmiş ve sandık seçmen listesinden kaydının düşürülerek isminin çıkarılmış olduğu anlaşılmıştır” iddiasında bulunuldu. Açıklama şöyle devam etti: “Milletvekillerinin seçmen kütüğüne kayıtlı oldukları çevrenin dışında da oy kullanabildiği bilindiği için yoğun referandum kampanyası sürecinde sandık seçmen listeleri incelenmemiş, bu arada YSK’nın genelgesiyle milletvekillerinin kütüğe kayıtlı oldukları yerin İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’ndan alınacak seçmen kağıdını göstermek suretiyle oy kullanabileceği hükmü getirildiğinden, milletvekillerinin seçim çevreleri dışında herhangi bir sandıkta oy kullanma olanağı kalmamıştır. Bu nedenle de Sayın Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da oyunu kullanamamıştır.”329 lira ceza ödeyecekKılıçdaroğlu, milletvekili sıfatı taşıdığı için seçmen listesinde adı bulunsaydı, istediği bir sandıkta oy kullanabilecekti. Ancak, şimdi oy kullanamadığı gibi seçmen kütüğüne yazılmadığı için 329 TL ceza ödeyecek.
Oy kullanamamam talihsizlikCHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, oy kullanamaması konusunda yakın çevresine şu değerlendirmeyi yaptığı öğrenildi: “Ben İstanbul’da kayıtlı olduğumu biliyordum. Polisler eve gelmişler. Adreste olmadığımıza dair tutanak tutmuşlar. Ama bize bir uyarı gelmedi bu konuda. Tabii ki yine de bizim kontrol etmemiz gerekirdi. O yoğunluk içinde bir talihsizlik yaşandı.”Kılıçdaroğlu, bütün baskılara rağmen yüzde 42’lik sonucun “Demokrasi için önemli ve olumlu” olduğunu söyleyerek, şöyle konuştu:Baskı yapıldı“Türkiye’de bu referandum ile köklü bir anayasa değişikliği yapılmıştır. Biz halkın iradesine saygılıyız. Gönül isterdi ki sonuçlar bizim temenni ettiğimiz şekilde olsaydı, süreç eşit koşullarda yürüyebilseydi. Gönül isterdi ki iktidarın bu kadar baskısı olmasaydı. Harcanan paranın haddi hesabı yok. Halk üzerinde her türlü baskı yapıldı. Ekonomi kötüye gider diye baskı yapıldı. Dışişleri Bakanı, ‘Bu sonucu dışarıya anlatamayacağını’ savundu. Yüzde 42 iyiye işaret
Bütün bunlara karşın yüzde 42’lik hayır sonucu demokrasi için olumlu bir sonuçtur. İyiye bir işarettir. Biz elimizden geldiğince çalıştık. Halka gittik. Bu politikayı sürdüreceğiz. Türkiye’nin her sorunuyla ilgili çözümlerimizi ortaya koyacağız. Eleştirilerimizi dillendireceğiz.” Kılıçdaroğlu, istifasının gündeme getirildiği yönündeki soru üzerine de daha önceden bu konuya değindiğini söyleyerek, “Bu oylama bir gösterge değil. Biz yolumuza devam edeceğiz” dedi.Zaman 6 Ağustos’ta yazmıştıZAMAN Gazetesi’nde 6 Ağustos 2010’da ‘Referandumda ‘Hayır’ diyemeyecek’ başlığıyla çıkan haberde şöyle denildi: Vatandaşlardan referandumda ‘Hayır’ oyu kulllanmalarının isteyen CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun YSK’da kaydı bulunamadı. Kılıçdaroğlu’nun oy kullanması tehlikede.”Aileyi Selvi Hanım temsil ettiKILIÇDAROĞLU Ailesi’ni sandıkta temsil etme sorumluluğunu Kemal Kılıçdaroğlu’nun eşi Selvi Kılıçdaroğlu üstlendi. Selvi Kılıçdaroğlu, oyunu kullandığı Mehmet Emin Resulzade Anadolu Lisesi’nde gazetecilerin “Eşi Kemal Kılıçdaroğlu’nun oy kullanıp kullanmayacağına” dair soruya, “Eşim şu anda İstanbul’da” karşılığını vermekle yetindi. Kılıçdaroğlu çiftinin oğlu Kerem de yüksek lisans eğitimi için Güney Kore’de bulunduğu için oy kullanamadı.Bana unutkan Kemal deyiiiin- SOSYAL paylaşım sitesi Twitter’da Kemal Kılıçdaroğlu’yla ilgili ‘internet geyikleri’ döndü. İşte bazıları:- Ben bunu karikatür dergilerine havale ediyorum.- Bir oyla evetçiler kazanırsa, en çok Kılıçdaroğlu üzülür.- BDP’den yeni açıklama: Kılıçdaroğlu’nun boykot edeceğini bilseydik seçim ittifakı yapardık.- Bana memur Kemal deyin, bana vatandaş Kemal deyin, bana unutkan Kemal deyiiiin!- Kılıçdaroğlu oy kullanmaya HAYIR dedi:)- Kılıçdaroğlu’nun oy kullanamaması. Espri falan yapmıycam. Böyle komik…- Boykotcular var. Hayırcılar var. Evetciler var. Bir de Kılıçdaroğlu var (Nerede durdugu anlaşılmayan,kendi de bilmeyen) – BDP’den son dakika açıklaması: Kılıçdaroğlu’na oy kullanmaması yönünde herhangi baskıda bulunmadık!!!- Türk siyasal hayatı seni hiç unutmayacak Kılıçdaroğlu ve aylarca meydanlarda coşan oy sandığına koşamayan genel başkan olarak biz de unutmayacağız..- CHP referandumun iptali için Anayasa Mahkemesi’ne gidecekmiş. “Bizim başkan oy veremedi sayılmaz” diyolarmış..- Kemal’in dediğini yap yaptığını yapma – Şimdi Recep Bey demez mi, “Daha oy kullanmayı bile beceremeyen adam ülke yönetimine talip oluyo” diye… Haksız mı yani?- Sayın Kılıçdaroğlu ne yapıp yapın sandığa gidin deyip de, kendin sandığa gidemeyişini hangi mizah dergisine havale edeceksin?- Acaba Kılıçdaroğlu dünkü maçtan çok etkilenip son salisede oy kullanarak kahraman olacağınımı sanıyo:)- Kılıçdaroğlu’na gelsin bu şarkı: oy oy oy oy oyyy oyy aman!- Kılıçdaroğlu hayırsız çıktı!- Sen o ka hayır mitingi yap bir hayır’ı esirge, hayır’sız insan.- O kadar meydanlarda hayır oyu verin verin dedi… Kendi bile hayır diyemedi:))

sohbet